Fildişi Kule – Eğitim Sektörüne Eleştirel Bir Bakış

Bilgi paylaştıkça çoğalır. Hadi sende paylaş..

Her öğrencimin aldığı eğitim üzerine düşünmesini isterim. Bunun için ise sık sık öğrenciler ile eğitim sistemi üzerine konuşmalar yapmaya çalışırım. Bu konuda farkındalığın öğrenciler hatta konuşma fırsatı bulduğum aileleri tarafından az olması beni çok fazla şaşırtıyor.

Dün akşam eğitim ile ilgili bir film ve bir belgesel izledim. Film ise 1989 yılında Morgan Freeman ın başrolünü oynadığı Lean on Me adlı film. Bu yazımda izlediğim belgesel üzerinedir. Film için ayrı bir yazı yazmayı düşünüyorum.

İzlediğim belgesel ise 2008 krizi sonrasında bir grup kişinin Amerika’nın eğitim yaklaşımını eleştirmesini içeriyor. Belgeselin adı Ivory Tower yani Fildişi Kule. Andrew Rossi imzalı olan belgesel Amerika’daki öğrencilerin eğitim kredileri ile gelecek sorunlarını ele alıyor. Bu belgeselin fragmanını aşağıda bulabilirsiniz. Hatta internette Türkçe dublajlısını bulabiliyorsunuz.

Ben ise bu belgeselden çıkarımlarımı maddelerle aşağıya iliştirmek istiyorum.

  • Ülkede üniversite masrafları, 1978’den bu yana yüzde 1,100 oranında artmış durumda.

Image result for Ivory Tower documentary

  • Üniversiteler kültürel hafıza oluşturulmak için vardır.
  • Amerika’daki öğrencilerin öğrenim kredi borcu 1 trilyon dolardan daha fazla. Bu durum Morgage kredileri gibi patlama durumuna gelmiş durumda.
  • Üniversite gitmeye değer bir yer mi?
  • Mezun olanların yarısı kazanç elde edemiyor.
  • Sizin üniversiteniz sizi iş bulmanız veya hayata hazırlanmanız için mi eğitiyor.
  • Üniversitede bir kültür oluşturmak amaçlı üniversite geneline yayılmış bir ders var mı? Örneğin; Harvard Üniversitesi’nde CS50 adında bir ders olduğunu ifade ediyorlar. Bu ders ile herkese Temel Bilgisayar Bilimi öğretiliyormuş.
  • Bir nesilin bir öncekinden iyi olmamasını sağlayan üniversiteler neden var?
  • Üniversitelerin 2 amacı var. Birincisi genç insanları eğitmek, ikincisi ise prestij elde etmek. İkisini aynı kişiye yüklemek (akademisyene) doğru mu? Her ikisi aynı anda kısıtlı imkanlarla yapılabilir mi? Veya hangisine öncelik verilmelidir.
  • Amerika’daki üniversite öğrenci profili analizlerinde; üniversite öğrencilerinin günde 1 saatten az ders çalıştıkları ve 20 sayfadan fazla not aldıkları tek bir derslerinin bile olmadığı saptanmış. Bu profilin ülkemizin üniversite öğrencilerini yansıttığını düşünüyorum.
  • Yeni bir öğrenme modelinin gelişimi. Para Temelli Öğrenme. Paran kadar eğitim.
  • İyi eğitim verilememesinin bir diğer nedeni ise öğrencinin gözünün içine bakmayan öğretmenler.
  • Eğitimli vatandaş demokrasinin temelidir.
  • Eğitim toplum içindir bakışı yıkılmakla birlikte eğitim kişisel bir yatırımdır anlayışının gelişmesi nedeniyle eğitimin parasal olmasının dayanaklarının oluşturulması.
  • Amerikalı bir öğrenci mezun olduğunda ortalama 25 bin dolar öğrenim kredisi borcu ile mezun oluyor.
  • Üniversitesiz bir eğitim mümkün mü? Amerika’da üniversitesiz eğitim ortamları oluşturularak gelişimi sağlayan girişimlerin bulunması bu konuda klasik üniversite eğitimini hackleme düşüncesinin yaygınlaşması. Bunun için öğrencilerin toplandığı birlikte öğrendiklerin evlerin oluşması ile yeni bir eğitim yaklaşımı geliştirilmesi.
  • Diplomanın hiç önemli olmadığı bir dünya hayal edin. Ettiniz mi? Yorumlara yazın bakalım. 🙂
  • Üniversitelerin ortak faydaları. Bilgiye erişmek, sosyal çevre ve diploma.
  • Gelecekte bizi becerilerin önemli olduğu bir dünya bizi bekliyor.
  • İnternet üniversitelerin eğitim yaklaşımlarını veya hizmetlerini değiştirici güce sahiptir. Hibrid öğrenme modelleri ile bu konuda gelişmelerin olması ve ileride bu alanın iyice gelişmesi bekleniyor. Bu konuda aşağıda daha önce yazmış olduğum bir yazıyı okuyarak bu konuda farkındalık kazanabilirsiniz.

Takipleşelim.. https://www.instagram.com/dijitalhemsire


Bilgi paylaştıkça çoğalır. Hadi sende paylaş..
Kategoriler: Genel Konular İzlediklerim

Okur, Düşünür, Yazar, Paylaşır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir